28 Ekim 2012 Pazar

1 Okulda Ruh Sağlığına Verilen Önem

Ruh sağlığı kişinin kendi kendisiyle ve çevresiyle sürekli bir denge ve uyum içerisinde olmasıdır diyebiliriz.

Ruhça sağlıklı bir kişide aranan  özellikler olgun bir insanda bulunması gereken niteliklerdir. Olgun insan sever ve sevilir, davranışları tutarlı, gerçekçi ve özgürdür. Toplumdaki görevlerinin bilincidedir, kendine güvenir. Alman ozanı Goethe'nin de dediği gibi "Olgun insan, kendine gülebilen insandır."

Kısaca ruh sağlığından bahsettik, asıl değinmek istediğim okullarda ruh sağlığına ne derece önem verildiği ve nasıl geliştirilebileceği?.. Tabi bunu daha çok lise yıllarında yaşadıklarımdan yola çıkarak yazıyor ve sadece tavsiye ve fikirlerimi sunuyorum.

Okullarda ruh sağlığını geliştirmek amacıyla pek çok önlem alınabilir. Bunlardan ilki bugün adı var olan ama kendisi yok olan "rehberlik dersleri"dir. Bu derslere gereken önem verilirse, giren hocalar geliştirilirse çok yararlı olabilir. Fakat günümüzde daha çok bu saatler okul bahçesinde voleybol oynanarak geçirilmekte son sınıflar içinse daha önemli olan(!) sınava hazırlık için soru çözülerek harcanmakta.

Rehberlik saatleri haricinde yararlı olabilecek başka bir yöntem ise "Tartışma Kutusu"dur. Öğrenci kendi kimliğini açıklamadan tartışılmasını istediği özel sorunu bi kağıda yazarak kutuya atar. Kutudan rastgele seçilen bu sorunlar sınıfta ele alınır ve tartışılır. Rehber öğretmen gerektiğinde öğrencilerle özel görüşmeler yaparak yol gösterir ve sorunun çözümüne yardımcı olur.

Okul psikolojik danışmanı sorun olduğunu gözlemlediği öğrenciyle ve ailesi ile görüşerek gerekirse, gerekli kurumlara yönlendirmeler yapmalıdır. Bunun için okul yönetiminin rehber öğretmene yardımcı olması şarttır.

Ayrıca okul psikolojik danışmanının kişisel gelişimi, ilgilenme eşiği, olgunluğu ve hoşgörüsüyle de doğru orantılıdır. Becerilerini sınıfa kanıtlama veya düşüncelerini benimsetme amacı olan bir rehber öğretmenden bu yönde başarı beklenemez.

Kısacası okulun ruh sağlığı tamamen öğretmen ve yönetimin bu konuya verdiği önemle ölçülür. Dayak ve bağırma çağırmayı disiplin olarak benimsemiş bir müdür yardımcısının, öğrencileri gruplandıran, dayak atan, ayrım yapan bir öğretmenin olduğu bir okul ve barındığı bir eğitim sistemi, açıkça bu konuya önem vermiyor demektir.

Bu yazıyı beğendiniz mi?

Yeni yazılar e-mail adresinize gelsin!

Destek için:


1 yorum:

  1. okul psikolojik danışmanının kişisel gelişimi, ilgilenme eşiği, olgunluğu ve hoşgörüsüyle de doğru orantılıdır.

    YanıtlaSil

***Yorum bırakabilmek için yorumunuzu yazdıktan sonra "gmail" hesabınızı giriniz***.

**Yorumunuz onay gerektirmez ve hemen yayınlanır.**


**Küfür veya argo içeren yorumlar kesinlikle silinecektir!**

**Yazdığınız yoruma cevap yazıldığında haberdar olmak için yorum formunun sağ alt köşesinde bulunan E-posta yoluyla abone ol linkine tıklayabilirsiniz.**