2 Temmuz 2012 Pazartesi

0 Ergenlerde Sınav Kaygısı


Kaygı herhangi bir stres durumda yaşanan doğal bir duygudur ve kabul etmek gerekir ki hayatımızın bir parçasıdır.

 En çok ergenlerin sorunudur diyebiliriz mağlum bu dönemde bir çok sınav geçiriliyor. Hayatımızın akışını belirleyici iki sınavın(lise giriş sınavları ve ÖSS) bu kritik dönemler içinde gerçekleşmesi ergenler için kabusa dönüşebilmektedir. Milyonlarca kişinin girdiği bu sınavları herkes kazanamayabilir ama hayat herkes için bir şekilde devam edecek.


Sınav, hazırlanan kişinin belirli konulardaki başarısını ölçme aracıdır. Fakat gelin görün ki öğrenciler bunu kendi kişiliklerinin ölçülmesi olarak algılamaktadır. Bu da kaygıya sebep olmaktadır. Bir yanda hayatını etkileyecek sınavlar, diğer yanda kişiliğini oturtma çabaları.

Yaşam kaygısının az ya da çok olması sınav başarısını artırırken, aşırı kaygı sonucunda salgılanan yoğun adrenalin bilgi transferini engeller; birtakım fiziksel belirtilerle birlikte paniğe sebep olur ve sonuç başarısızlıktır.(ya da daha fazlasını yapabilecekken daha azına razı olmak da diyebiliriz)

Peki ne gibi etkenler sınav kaygısına sebep olur?

  • Ergen gençten kapasitesinin çok üstünde başarı beklemek.
  • Anne babanın pıhpıhlamaları.
  • Sınavla ilgili olarak ergeni korkutmak, tehdit etmek vs. "Hele bir kazanma" gibisinden.
  • Anne babanın ergene güvenmemesi.
  • Gencin bağımsız olma ve kendi kendine bir şeyleri başarma döneminde anne babanın sürekli, " Ders çalış! Bu kitabı bitirdin mi, kaç soru çözdün?" gibi yaklaşımları.
  • Anne babanın sürekli kıyaslamaları ve dershane sonuçlarından bahsetmeleri.(bak eminenin kızı 450 çekmiş, az yanında gez de sana da bulaşsın gibisinden)
Kaygının birkaç belirtisi:
  • Kalp atışında hızlanma, çarpıntı
  • Uyku düzeninde dengesizlik.
  • Şiddetli baş ağrısı.
  • El ve ayakta titremeler.
  • Çok sık tırnak yeme, hızlı nefes alıp verme.
  • Dikkatini bir türlü toparlayamama.. vs.
Kaygı Karşısında Neler Yapılabilir?
  • İş daha çok anne babalara düşüyor. Çocuğunuz bir at değil, yarıştırmayın. Onun olumlu davranışlarını sürekli taktir edin. Her çocuk veya genç anne babası tarafından tebrik edilmek ister.
  • Çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslamayın, başkası olsaydı sizin çocuğunuz olmazdı.
  • Ergenden beklentileriniz gerçekçi olsun.
  • Ergene olan sevginiz sınava endeksli olmasın. Sınavdan düşük puan aldığı zaman sitem etmeyin, sevginizi azaltmayın.
  • Özellikle hocalarının yanında hiç çalışmıyor bu evde ne yapacam ben gibisinden konuşmayın.

Bu maddeler çoğaltılır gider ama yazıyı sonlandırmak gerek artık. Kısacası eğer çocuğunuz başarısızsa bu %80-90 sizin yanlış davranış ve tutumunuzdan kaynaklanmaktadır. Kendinizi düzeltin, çocuğunuz düzelecektir.
Psikolojik Danışmanlık Öğrencisi

 Fırat YALÇIN
Dokuz Eylül Üniversitesi





Bu yazıyı beğendiniz mi?

Yeni yazılar e-mail adresinize gelsin!

Destek için:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

***Yorum bırakabilmek için yorumunuzu yazdıktan sonra "gmail" hesabınızı giriniz***.

**Yorumunuz onay gerektirmez ve hemen yayınlanır.**


**Küfür veya argo içeren yorumlar kesinlikle silinecektir!**

**Yazdığınız yoruma cevap yazıldığında haberdar olmak için yorum formunun sağ alt köşesinde bulunan E-posta yoluyla abone ol linkine tıklayabilirsiniz.**