7 Temmuz 2014 Pazartesi

0 2014 KPSS Bilenle Bilmeyeni Ayıramadı!

Sınavlarda aranması gereken en önemli unsurlardan birisi de geçerliliktir. Bir sınav bilenlerle bilmeyenleri ayırt etme kapasitesi ne kadar yüksekse o sınav bir o kadar geçerlidir. Eğitim bilimlerine çalışan arkadaşlarım bunu iyi bilirler.

2014 KPSS Tarih soruları cevaplarını arayan adam.
Bu yılki KPSS, KPSS tarihine geçti. Tamamen farklı bir bakış açısı getirerek tarih bölümünde tarih sorusu sormadılar. Yani sordular da hani o beklenen gibi değil. Mesela osmanlıdaki at bakıcısının adı, şehname adlı eserin başkahramanının ismi ..vb. ilginç sorular vardı. Görülen o ki artık tarih-edebiyat karışımı sorular gelecek. Gelmeyedebilir çünkü komisyonun ne yapacağı belli olmuyor. Örneğin 2013 kpss de 10 soru gelen hatta her kpss de minimum 10 soru gelen "Atatürk İlke ve İnkılapları" bu sene yoktu. Oysa ÖSYM nin açıkladığı soru yüzde dağılımlarında yüksek oranda gösteriliyordu.

Bir sınavda farklılık yapılacaksa bu durum 6-7 ay öncesinde duyurulur ki öğrenciler ona göre çalışsınlar. O da yapılmadı. Saatlerce tarih ezberleyen insanlar dahi yapamadı bu yıl. Sınavdaki bir bölüm diğer bölümleri de etkiliyor. Tarih yapadığını gören adaylar sınavda kaygı yapıp matematiği vs.'de yapamadılar.

Tabi bir sınav tarih bölümüyle sınırlı değildir. Türkçe orta bazı adaylara göre ortanın biraz üstü zorlukta, matematik çok zaman alıcı ve yapıldığında 120 dakikanın yetmediği ama soruları orta zorlukta, tarih zor demenin dışında tarihten pek soru göremediğimiz için değerlendirilemiyor, coğrafya kolay, vatandaşlık kolay ve güncellerde orta zorluktaydı. Hal böyle olunca çou kişi için ayırt edici olarak görülen tarih, ayırt edemedi. İşte bu sebeple sadece tarih kısmı konuşuluyor.

Ben ne yaptım:

Sınava son on gün çalışan ben, matematik ve türkçeyi alt yapıdan biliyor olmanın vermiş olduğu özgüven ile sadece eğitim bilimlerine çalıştım. Son iki gün Atatürk dönemine bakıp bari genel kültürden 15-20 tane çıksın dedim, Atatürk döneminden soru çıkmadı. Genel yetenek kısmında 53. soruya gayette hızlı çözerek gelmeme rağmen, son 27-28 dakika kalmıştı ve çözebiliyor olmama rağmen orada bırakıp genel kültür kısmına geçeyim dedim, çünkü daha 60 soru vardı.

İlk 5 soruyu geçtim ilk 8 soruyu geçtim ilk 10 soru bitti Atatürk dönemi yok! Şok oldum. Tahmini işaretlemeler yaparak devam ettim, dedim güncel kısmında acaba Atatürk dönemimi var, baktım yok, doğal olarak "bence" cevaplarla hafiften sallayarak hafiften iç görüsel bilgilerle 10 soruyu da yetiştirmeyerek o kısmı da bitirdim. Sınav sonucunda iyi ki bir sene boyunca değilde on gün çalışmışım dedim. Sınav değişik bir şeydi çünkü.

Eğitim bilimleri genel olarak basitti, o kısımda çok zorlanmadım ama nedense aklıma gelen soruların çoğunu yanlış yaptığıma şahit oldum arkadaşlarla konuşurken. Birde bu sene uzun paragraflardan daha çok  Şimdi daha önce örneği olmayan alan sınavına hazırlanıyorum, neye ne kadar çalışacağımı bilmeden.


Ösym sanki bu yıl KPSS de bilen ile bilmeyeni değil de şanslıyla şanssızı ayırmak istemişti. Çünkü örneğin lise yıllarında afrasiyab'ın -şehnamenin kahramanı- arkadaşımın mahlasından öğrenen ben-her yere afrasiyab yazardı kendileri :) - bunu şans eseri biliyordum ve yaptım fakat bir yıl boyunca tarih çalışan insan yapamadı, çünkü çalıştığı tarih kitaplarında bu geçmiyordu, çünkü o normal olarak tarih çalışıyordu. Biz PDR'ciler olarak ne de olsa atanıyoruz ama diğer alandaki arkadaşlarımıza haksızlık yapıldığını düşünüyorum.

Sınava bu derece hassasiyetle hazırlanıp sonucunda emekleri boşa giden bir arkadaşımızın çalışma odası!

Eğitim bilimleri açısından KPSS 2014'ü değerlendirecek olursak:

-Bilenle bilmeyeni ayırt edici değil. Hatta sanki ayırt etmemek için özenle hazırlanmış, yapı geçerliliği yerlerde.
-Üniteleri genel olarak ele alması lazımken kapsamadığı 5-6 ünite rahatlıkla vardı, kapsam geçerliği yerlerde.
--Duyarlılık desen yok, iç tutarlılık yerlerde, kararlılık desen başka şeylerde kararlı ama ölçme açısından değil.
-Davranışçılara ve Freud'e hiç girmeyim. Bu sınav sonucu psikolojik danışman-psikolog ve belki de psikiyatrların istihdam alanı arttı :)
-Yalnızlığa karşı yalıtılmışlık yaşarken  birkaç dönem geriletip çalışkanlığa karşı aşağılık yaşattı.
-Çalışıp memur olmak isteyen insanların memurluğunu elinden alarak ikinci tip ceza vermekle birlikte olumsuz pekiştirece sebep olup, aşağılık komplekslerine sokup, çalışmayı insanlarda "işe yaramaz" kavram haline getirdiler.





Bu yazıyı beğendiniz mi?

Yeni yazılar e-mail adresinize gelsin!

Destek için:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

***Yorum bırakabilmek için yorumunuzu yazdıktan sonra "gmail" hesabınızı giriniz***.

**Yorumunuz onay gerektirmez ve hemen yayınlanır.**


**Küfür veya argo içeren yorumlar kesinlikle silinecektir!**

**Yazdığınız yoruma cevap yazıldığında haberdar olmak için yorum formunun sağ alt köşesinde bulunan E-posta yoluyla abone ol linkine tıklayabilirsiniz.**