10 Mart 2012 Cumartesi

0 Öğretmenin Genç Öğrenci Üzerindeki Psikolojik Etkileri

Prof.Dr.Atalay Yörükoğlu'nun "Gençlik Çağı" adlı kitabı okuduğum en akıcı ve öz "Ergenlik Psikolojisi" kitabıdır. Cümle biraz karışık oldu ama.. Yani alanımda şimdiye kadar en zevk alarak okuduğum kitaptır

(Tavsiye yazı: Bence okunması gereken 3 psikolojik kitap)

O kitaptan esinlenerek başladım bu yazıya.Bu sebeple, Atalay Bey'e ayrıca teşekkür ediyorum ve başlıyorum yazmaya.


İlkokul öğrencisi genel olarak edilgin bir durumdayken ortaokul ve lise öğrencisiyle öğretmen arasında daha etkin bir iletişim söz konusudur.

Ortaokul ve lise öğrencisi kendini artık farklı bir birey olarak görmekte ve göstermeye çalışmaktadır. Bunun için okul ortamı en etkilendiği ortamdır. Genç okul ortamında bir süre için yadsıdığı  ana-babasının yerine geçecek yetişkin örnekler bulur.

Aslında gençler bu dönemde ana-babayı beğenmedikleri gibi öğretmeni de zor beğenirler. Kimini acımasızca eleştirir kimini göklere çıkarırlar.Duygusal davranırlar ama çoğu eleştirileri yerindedir. İlkokulda öğretmenine söz söyletmeyen kişi artık öğretmenlerini kıyasıya çekiştirmekte, anne babasının kafasını şişirmektedir. Genelde genç bir öğretmeni örnek alır ve diğerlerini eleştirir. Değer verilen öğretmenlerce beğenilmek ve desteklenmek ana babanın övgüsünden çok daha önemlidir. Çünkü bu kendi başarısıdır, artık ana babadan farklı bir bireydir.

Bu durum aynı zamanda gencin arkadaşları arasındaki saygınlığını da arttırır. Örneğin ben lise-1deyken matematik öğretmenim tarafından çok beğenilmiş, sınıfta övülmüştüm. Ondan önce arkadaşlar neredeyse hiç konuşmaz, dalga geçerken o övmeden sonra artık "hocam" diye başlıyorlardı konuşmaya. Bakışlar bile değişmişti.

Gençle öğretmenler arasında kişisel ilişkilerden doğan yakınlıklar gencin ilerde seçeceği mesleği belirleyebilir.

Genç sevdiği konular dışındaki dersleri gereksiz bulur. Fen konularında başarılı bir öğrenci sosyal bilgileri küçümseyebilir.Öğrencisini fen konularında destekleyen bir öğretmen, onu, bir edebiyat öğretmeninden daha kolay etkileyebilir, edebiyatın önemini kabul ettirebilir.

Atalay Hocanın kitabından edindiğim bilgiye göre gençlere, iyi bir öğretmende aradıkları nitelikler sorulduğunda şu yanıtları vermişler:
İyi bir öğretmen hoşgörülü,sempatik, neşeli ve tutumu arkadaşça olmalıdır. Bilgili olmalı, iyi öğretmeli, öğrencileriyle tek tek ilgilenmeli, öğrencinin görüşlerini dinlemeli. Disiplini tutarlı olmalı ve öğrenciler arasında ayrım gözetmemelidir.(Jersild, 1963) Başka bir deyişle öğrencilerin öğretmenlerden bekledikleri ne gerçek dışıdır, ne de haksızlık.

Bir araştırmada, aynı zeka düzeyinde ancak başarıları çok değişik olan öğrenciler ve aileleri incelenmiş; çok başarılı genç erkeklerin, babalarıyla, genç kızlarında anneleriyle çok iyi özdeşim yaptıkları sonucuna varılmıştır. Başarılı gençlerin ailelerinin uyumlu oldukları, gençlerin bu ailelerde, desteklenen, düşüncesi sorulan,kararlara katılması sağlanan,daha çok onaylanan ve güvenilen gençler olduğu görülmüş; başarısız gruptaki gençlerin ise ana ve babalarıyla özdeşimleri zayıf bulunmuştur. Bu ana babaların ya çok katı ya çok baskıcı ya da çok gevşek olduğu gözlenmiştir. Bu sonuç gençlerin okul başarısını etkileyen en önemli etkenin yalnızca zeka olmadığını, ruhsal nedenlerin başarıyı olumlu ve olumsuz yönde etkilediğini doğrular niteliktedir. (Conger, 1973)

ÖNYARGILI ÖĞRENCİLERİN ÖĞRETMENE OLAN ETKİLERİ ÜZERİNE YAPILAN DENEY

Bu deney kimi okullarda "adı çıkan" öğretmenlere karşı gençlerin önyargılı davranışlarını açıklamaktadır.

Bir liseye konuk bir öğretmen ders vermek için çağrılır, kendisine belli bir konuyu iki ayrı sınıfta anlatması söylenir.

Birinci sınıfa gelecek konuk öğretmenin çok sıcak ve sevecen bir insan olduğu duyurulur. İkinci sınıfa ise kasıtlı olarak aynı öğretmenin soğuk ve sert bir kişi olduğu haberi yayılır.

Banda alınan bu iki konuşma başka bir sınıfın öğrencilerine dinletilerek değerlendirmeleri istenir.

Gerçekten beklendiği gibi öğretmenin soğuk bir kişi olduğu aşılanan sınıfta verdiği dersin soğuk ve yavan olduğu , öteki sınıftaki  dersin ise daha ilginç ve başarılı olduğu sonucuna varılmıştır. Konuk öğretmenin bu deneyden haberi olmadığı düşünülürse dinleyicinin önyargılı tutumunun öğretmenin başarısını değiştirebildiği sonucu çıkar. (Herrell, 1971)

Biraz uzun ama yararlı bir yazı olduğu kanısındayım. Buraya kadar okumuşsanız ayrıca teşekkür ederim Konu ile ilgili düşüncelerinizi ve deneyimlerinizi yorum olarak yazabilirsiniz.

Kaynakça:

CONGER, J.J. Adolescence and Youth: Psychological Development in a Changing World New York: Harper and Row, 1973

HERRELL, J.M Galatea in the classroom: student expectation affect teacher behavior. Proceedings, 79th Annual Convention American Psychologial Associlation,1971

JERSİLD A.T. The Psychologial of Adolescence New York: Macmillan Co., 1963


Psikolojik Danışmanlık Öğrencisi:

 Fırat YALÇIN
Dokuz Eylül Üniv. PDR 2.sınıf
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Yeni yazılar e-mail adresinize gelsin!

Destek için:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

***Yorum bırakabilmek için yorumunuzu yazdıktan sonra "gmail" hesabınızı giriniz***.

**Yorumunuz onay gerektirmez ve hemen yayınlanır.**


**Küfür veya argo içeren yorumlar kesinlikle silinecektir!**

**Yazdığınız yoruma cevap yazıldığında haberdar olmak için yorum formunun sağ alt köşesinde bulunan E-posta yoluyla abone ol linkine tıklayabilirsiniz.**