23 Aralık 2011 Cuma

1 Empati Ve Önemi ( Ben Dili, Sen Dili )


EMPATİ


        Bir kişinin kendini karşısındakinin yerine koyarak olaylara  onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması, hissetmesi ve bu durumu ona iletmesi sürecine EMPATİ adı verilir. Diğer bir tabirle ötekinin ayakkabılarını giyebilmek. Eğer bir insanı anlamak istiyorsak, dünyaya onun bakış açısıyla bakmalı, olaylara onun gibi algılamaya çalışmalıyız. Karşımızdakinin rolüne girerek o kişinin rolünde girerek o kişinin rolünde kısa bir süre kalmalıyız     ve sonrada bu rolden çıkarak kendi yerimize geçebilmeliyiz. 


        Karşımızdakinin olumsuz davranışlarını değiştirmek için genelde yapılan ona yanlışlarını göstermek, eleştiride bulunmak ya da yol göstermek yöntemlerine baş vururuz. Oysa araştırmalar sonucu başkalarının olumsuz davranışlarını değiştirmede en gerekli koşulun onların olduğu gibi kabul etme tutumu olduğunu göstermiştir.

        Her insan kabul görme ve anlaşılma ihtiyacı duyar. Hele problem yaşadığı anda buna daha çok ihtiyaç duyar. Karşımızdakinde bir problem olduğu anda daha iyi bir dinleyici olup, onun yerine koyduğumuzda ona daha fazla yardımcı olabiliriz. Problemi onun yerine çözmeyi üstlenmek yerine çözüm önerileri sunmalıyız.

Doğru iletişim için;
Aktif dinleme ___ Empati kurmak____ Çözüm önerileri sunmak

BEN DİLİ

        Ben dili veya mesjı bir kalıp halinde verilecek olsa Duygu+etki=Ben Mesajı  şeklinde açıklanır. Ben dili iletişimde ödül, övgü ve ceza yönteminin olumsuz sonuçlarını ortadan kaldırmak amacıyla sunulmuş bir alternatiftir. Ben dilinde duygu ve düşünce açıklandıktan sonra duygunun üzerimizdeki etkisi de açıklanır.

        ÖRN:
Durum; Ana baba bir konuda tartışırken içerideki odadan çocuğun yüksek sesle müzik dinleyip konuşmayı engellemesi.

Sen dilini seçen ebeveyn: Müziği hemen kapat. Sen çok düşüncesiz davranan bir sorumsuzsun.

        Bu şekilde sen mesajını alan genç  karşıt tepki gösterecektir.  Empatiden yoksun olacak  bu tepkide iletişimde engel yaşanıp, genç direnecektir.

Ben dilini seçen ebeveyn: Annenle konuşmamız gereken çok önemli bir konu var.  Müziğin sesini bu kadar açtığın zaman birbirimizi anlayamıyoruz ve engellendikçe gerçekten kızıyorum. (Kızgınlığın gerçek nedenleri açıklanmış, yetişkinlerinde duyguları olduğunun anlaşılması çocuğa anlatılmıştır.)
        
İletişimde ödül, övgü, cezanın iletişimi nasıl engellediğine ilişkin örnekler verecek olursak:

        ‘Bugün hiç sesiniz çıkmıyor, aferin hep böyle olun’ diyen bir öğretmenin açıklamasının altında her zaman gürültücü ve huzur bozucusunuz gizli mesajı yatmaktadır. Ya da genelde iyi olmayıp da o gün arabayı güzel kullanan bir  genç kıza annesinin ‘bugün çok dikkatliydin seninle gurur duydum’  ifadesinin altında gencin anlayacağı, ‘ne yani başka zaman kötü mü kullanıyorum’ gizli mesajı hissedilir. Örneklerde de anlatıldığı gibi sık kullanılan övgü mesajları iletişimi engelleyebilmektedir.  Belki bir an için çözüm olsa da sürekliliği yoktur. Yine bu şekilde ödül sorumluluk kazanma yetersizliği ve öz güven eksikliğine neden olabileceği gibi cezada direnç göstermeye , inatlaşmaya bağımlı kişilik tipi oluşturmaya neden olur.

        Ben dilindeyse;
Durum: Anne evi temizlemektedir. Çocuk sürekli elektrik süpürgesinin fişini prizden çekmektedir.
Sen dili: Ne zaman adam olacaksın, geri zekalı
Ben dili: Fişi prizden çektikçe hem zamanımı boşa harcamış olduğumdan sinirleniyorum hem de sana bir şey olacak diye endişelenip, üzülüyorum.
Kaynak: Üstün DÖKMEN (İletişim Çatışmaları ve Empati)

                                                              

Bu yazıyı beğendiniz mi?

Yeni yazılar e-mail adresinize gelsin!

Destek için:


1 yorum:

***Yorum bırakabilmek için yorumunuzu yazdıktan sonra "gmail" hesabınızı giriniz***.

**Yorumunuz onay gerektirmez ve hemen yayınlanır.**


**Küfür veya argo içeren yorumlar kesinlikle silinecektir!**

**Yazdığınız yoruma cevap yazıldığında haberdar olmak için yorum formunun sağ alt köşesinde bulunan E-posta yoluyla abone ol linkine tıklayabilirsiniz.**