25 Temmuz 2016 Pazartesi

2 Üniversite Tercihi Yaparken Nelere Dikkat Etmeliyiz?



Baktım son yayının üzerinden neredeyse 1 yıl geçmiş, yeni bir yayın ele alma zamanı dedim. :)

Tercih döneminden tercih dönemine yazar olduk ama mesleğe başlayınca "PDR enerji"min çoğunu öğrencilerime/danışanlarıma harcamaya başladım. Bu sebeple burası aksadı haliyle. Twitter'dan veya facebookdan iletişme geçenlere elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım.

Tercih dönemi: 29 - 2 ağustos arası olacak.
Kaç adet tercih yapabileceksiniz: 24 adet tercih yapabileceksiniz.

Yazacağınız bölümler belli değilse Rehber Öğretmenlere Koşuyoruz... :) 

Öncelikle umarım yazacağınız bölümleri artık bu günlere bırakmamışsınızdır. Eğer bıraktıysanız en yakın rehber öğretmenle yüzyüze görüşmeniz gerekiyor.

Yazıyorsun tamam da sen gerçekten o bölümü istiyor musun?


Bunun haricinde tercih yaparken en çok dikkat edeceğiniz unsur "ben bu bölümü gerçekten istiyor muyum?" olmalı. Gerçekten istemiyorum ama başka bir şeyde gelmiyor ve bir daha hazırlanmak  istemiyorum hocam diyorsanız hayatınızdaki büyük yanlışlardan birisini yapıyorsunuz. Zira 23-25 yaşına geldiğinizde ve o işe her sabah söylenerek gittiğinizde keşke bir sene daha hazırlansaymışım ne varmış diyeceksiniz. Belki de şu an kayıtsız olmanıza rağmen mesleği gördükte seveceksiniz, ama ilk ihtimal genelde daha yüksek oluyor.

Bu sebeple durumunuz el veriyorsa istemediğiniz bölüme gitmektense tekrar hazırlanın.

Önce bölüm sonra üniversite...


Her zaman önce bölüm sonra üniversite tercih edilmesinden yanayım. Örneğin hukuk ve pdr ye karar verdiniz diyelim. Bundan sonraki aşama kararsız kalınan bu mesleklerden hangisi sizin için daha öncelikli. Neye göre ve neden? Örneğin benim için saygınlık önemli ve hakimlik-savcılık için hukuk bu yüzden öncelikli diyebilirsiniz veya benim için daha az yoğun mesai saatleri ve yardım dolu bir meslek daha iyi olur derseniz pdr öne çıkar. Yani bu aşamada meslekler arasındaki ayrımı bilmelisiniz, bilmiyorsanız araştırmalısınız.

Yazacağınız bölümü ince detaylarına kadar araştırın!

Araştırma demişken. En iyi araştırma yöntemi o mesleği uygulayanlarla bizzat görüşmenizdir. Bu aşamada internette forumlar çok ciddiye almayın derim. İnsanlar o ortamlarda kurnazlık yapıp başkası yazmasın diye kendi istediği bölümü kötüleyip milleti soğutabiliyor, var vallahi böyleleri :)

Eğer yüzyüze görüşme imkanınız yoksa facebook'dan bu meslek elemanlarına rahatça ulaşıp danışabilirsiniz. Zamanında pdr'yi marmaradaki son sınıf bir öğrenciye sormuştum yazmadan önce ve çok yardımcı olmuştu sağolsun. İşte bu en iyi araştırma yöntemlerinden biri. 1. kaynaktan direkt bilgi.

Diğer araştırma yolları da işkurun websitesi, rehber öğretmenler, universitetercihleri.com gibi siteler.

Etkili tercih listesi:


Yukarıdaki örnek üzerinden gidelim. Sonuç olarak hukuk size daha yakın geldi diyelim ama sadece iyi üniversiteleri yazmak istiyorsunuz, pdr de ise iyiler başta olmak üzere fark etmiyor diyelim.

24 tercihi şu aşamada ya 6'ya ya 4'e bölmenizi öneririm. 6/6/6/6 diye ayıracak olursak ilk 6 ya en yüksek hukukları yüksek olandan düşük olana(ilk 3-4 gelmesi imkansız yerler olabilir mesela çekinmeyin yazın, aklınızda kalacağına kağıtta kalsın), sonraki 6 ya 1-2 hukuktan da sonra en yüksek pdr den en düşük pdr'ye sıralama yapabilirsiniz ama bu mantığı mesela 8 tercih yapacaksanız 4/4 kullanabilirsiniz. ilk 4 en yüksek hukuk sonraki 4 en yüksek pdr ler. işte bu aşamada böyle düz mantık gitmek zorunda değilsiniz, nasıl mı?

Mesela o ilk 4 hukukda 4. sıradaki hukuku çok istemeyebilirsiniz veya en yüksek pdr ondan bir tık önde olabilir sizin için. Böyle bir durumda ölü tercihe kaçabilir ama 3. sıraya o en yüksek puanlı pdr'yi yazmanızı tavsiye ederim. bu 3. veya 2. olur o kısmı sizin tercihiniz.

Daha detaylandırabilirim ama anlayan arkadaşlarımız idrak etti bence şu an. Anlamayan arkadaşlarımız yorum kısmında danışabilirler. Gerçi askere gidiyoruz ama elimizden geldiğince artık ;)

Biraz ondan biraz ondan...

Tercih listesi başarı sıralaması en düşükten(0'a en yakın), en yükseğe doğru giderken aynı zamanda en istenilenden en istenilmeyene doğru olmalıdır. Normalde bunlardan birisini seçmeniz söylenir ama hayır, yukarıdaki örnekte de belirttiğim gibi mantıklı bir şekilde biraz ondan biraz ondan yaparsanız en güzeli olacaktır.

Tercihlere herkesi karıştırmayın..

Tercih yaparken işin profesyonellerinden bilgi alın sadece. Bu işe herkes karışır ama unutmayın bu işi sadece rehber öğretmeninizle yapmalısınız. İnsanlar en ufak fikirleri bile olmadıkları bölüm hakkında rahatça atıp tutabiliyor çünkü.

Tercih robotlarından faydalanın..




Ayrıca son kararı veren mutlaka siz olun, pişman olsanız bile karar sizin kararınız olmuş olur.

Hepinize başarılı ve ölü tercihsiz geçen bir tercih dönemi diliyorum, kalın sağlıcakla.


15 Temmuz 2015 Çarşamba

5 Atanması Kolay Olduğu için Değil İdealiniz ise PDR'yi seçin!



Şu sıralar tercih dönemi. Öğrencilerden duyduğum nihai soru: "Hocam PDR yi tercih edeceğim ama ataması olur mu?" Evet PDR yıllardır ataması kolay olan yüksek puanlı(halk dilinde hukukla aynı puan olması yönünde kıyaslanan) olması yönüyle bilinen bir bölüm. Bölümü hiç bilmeyen birisi bile şunu mutlaka biliyor, pdr mi onu seç direk atanırsın.

Şunu söylemem gerek ki bu bölüme araması kolay olduğu için gelmeyin. Afedersiniz ama sonra yatan rehber öğretmen kavramı çıkıyor. Mesleğin sadece bu yönü için gelen birey çalışma hayatında da etkin olmayınca meslek kötüye çıkıyor. Pdr ya da başka bir meslek fark etmez, sevmiyorsanız, idealiniz değilse tercih etmeyin arkadaşlar. Evet hepimiz geçinme kaygısını maalesef henüz 17-18 yaşlarında yaşamaya başlıyoruz ama emin olun sevdiğiniz mesleğe giderseniz para bir şekilde gelir. Amacınız para olmasın, sevdiğiniz mesleği icra etmek olsun, para otomatik olarak gelecektir.



Örneğin ataması olmayan kimya öğretmenliğini düşünelim. Bu bölümde kpss den full'e yakın yapsanız dahi atanamayacaksınıuz ama diyelim ki kimya ve öğretmenlik mesleği sizin idealiniz. Birincisi siz bu bölümü severek okur, üniversitede derslere severek gidersiniz, zevkli bir seminere gider gibi. Hiç aksatmadan muhtemelen dereceyle bitirdiğiniz bu bölümden çıktıktan sonra atanamaz muhtemelen özel sektör de özellikle başlangıçta zor şartlarda çalışırsınız. Fakat şartlar ne kadar zor olursa olsun idealinizdeki meslekte olduğunuz için çok fazla zorlanmazsınız. Ve siz bu mesleği çokiyi icra edeceğiniz için muhtemelen 3-5 yıla adınız çıkar falanca kimya hocası var bu alanda bir numara. Sonra ünlü dershane veya okullardan hatrı sayılır ücretle iş teklifi alır hatrı sayılır saatlik fiyatlarla sevdiğiniz bu alanda çalışmaya devam edersiniz.

Biraz uzatmış olabilirim ama sevdiğiniz mesleği tercih edin, para zaten sizi takip edecektir. PDR içinde bu geçerli. Sevmiyor ve kendinize uygun bulmuyorsanız sırf ataması var diye tercih etmeyin. Ki canım ülkemde bu atama durumları hakkında her an her şey olabiliyor.



 

19 Şubat 2015 Perşembe

0 Cinsel Kimlikle İlgili Olumlu Benlik Geliştirme Rehberlik Etkinliği



Özgecan cinayetinin özünün incelenmesi ve bence özünde eğitimsizlik yattığını şu yazımda belirtmiştim:

 -----   Özgecan Cinayetinin Altında Yatan Sebep Ne? 

Peki biz psikolojik danışmanlar olarak eğitimciler olarak neler yapabiliriz?

Derken çok güzel ve bu yönde gelecek nesillere katkıda bulunabileceğimiz bir etkinliğe rastladım. Gerçekten direktiflerine uygun bir şekilde uygularsanız bu konuda vicdanınızı rahatlatabilir, gelecek nesiller adına bir şeyleri önlemiş olabilirsiniz.

Etkinlik cinsel kimlik geliştirme ve cinsiyet rollerinin farkındalığını kazanmaya yönelik. Ergenlik döneminde gelişen cinsel kimlik algıları kişinin yetişkinliğe geçişini birebir etkiler ve hayatı boyunca etkisini devam ettirir. Bu bakımdan ergenlik döneminde gençlerin olumlu benlik algısı geliştirmeleri son derece önem arz etmektedir.

Etkinliği indirmek için buraya tıklamanız yeterli.

Etkinliği görüntülemek için buraya tıklamanız yeterli.

Okul psikolojik danışmanının bunu tüm okula uygulaması zor olabilir. Ama özellikle 9.Sınıflara ve 10.Sınıflara bizzat psikolojik danışmanın uygulaması kanaatindeyim. Zira tam olarak bu dönemlerde cinsel kimlik karmaşası ve olumsuz benlik algıları çokça görülüyor.

Bu etkinlikleri alan dışı veya bir şekilde atanmış psikolojik danışman gibi görünen felsefe grubu öğretmenlerinin kesinlikle uygulamaması gerekiyor. Bu etkinlik için PDR mezunu bir uzmandan veya RAM'dan yardım almanız öğrencilerin kimlik gelişimi açısından faydalı olacaktır. Bu dönemde bilinçsizce söylenen bir cümle dahi onları depresyona sokabilir, alt üst edebilir.

Etkili olması dileklerimle...




18 Şubat 2015 Çarşamba

1 Özgecan Cinayetinin Altında Yatan Sebep Ne?


Biliyorsunuz ve unutmayacağız ki bu ülkede 20 yaşında Psikoloji bölümü 1. sınıf öğrencisi olan Özgecan, vahşi bir şekilde öldürüldü. Bu olay beni günlerdir etkiliyor, üzüyor ve bir yandan da bir eğitimci olarak düşündürüyor.

Genel olarak toplumsal tepkimiz suçu işleyenlere yönelik idam cezasının geri getirilmesi oldu. Ben bu fikre katılmıyorum. İdamın bu vb. olaylar üzerinde çözüme yönelik bir etkisi olmaz. Şiddet şiddeti doğrur. Katil zanlısı büyüyene kadar babasından her gün dayak yemiş. Artık milletçe dayak ile ilerleyemeyeceğimizi anlamamız gerekiyor. İdam bizi geriye götürecektir, tek katkısı milletçe şu an katillere yönelik bir süreliğine öfkemizin yatışması olacaktır.

Peki ne yapılabilir? Siyaseti sevmeyen birisi olarak doğruya doğru diyen bir yapım vardır. Kim olursa olsun fark etmez. Siyasilerden Bahçeli'nin yaptığı açıklama bu konuda benim fikirlerimi yansıtıyor, olayın köküne bakmak lazım. Bu olayın özündeki sorun ne? Tek kelime ile: Eğitim.

Özellikle bu vb. olaylar için söylüyorum, okullarda psikolojik danışma hizmetlerinin uzmanlaşması ve ilerlemesi şart! Katil zanlısı sonuçta ortaokula liseye gitti mi gitti. Bu adam her gün babasından dayak yiyen, fiziksel istismarın doruklarını her saat yaşayan bir bireymiş. Bu insanı rehber öğretmen veya sınıf rehber öğretmeni veya idaresi her neyse.. fark edip sosyal hizmetlere yönlendirse inanın ailenin elinden alınır daha uygun şartlarda yetiştirilirdi. Ve belkide bu canice cinayet hiç yaşanmamış olurdu.

Eğitimsizlik bir zincirleme olaydır. Bu konuda biz psikolojik danışmanlara ve öğretmenlere bir hayli iş düşüyor. Her öğrenci akademik olarak başarılı olmak zorunda değil ama topluma kazandırılmak zorunda. Bugün boşverdiğimiz çocuklar yarın bir gün bu şekilde azılı katiller olarak karşımıza çıkacaklar. Veya çocuk yapacak onu her gün dövecek ve azılı bir katil ortaya çıkartacak. Ben olayın özünün eğitim sisteminde okul rehberlik servislerinin geliştirilmesi ve öğretmenlerin topluma faydalı bireyler yetiştirmek adına bir öğrenciyi dahi es geçmemelerinde görüyorum.

3 Aralık 2014 Çarşamba

0 Verimli Ders Çalışma Programı Nasıl Hazırlanır?

Bu yayınımızda sizlerle ders çalışma planı nasıl yapılır üzerine konuşacağız. Özenle adım adım okuyalım ve bir an önce işe koyulalım.

Üç tür çalışma programı vardır. Aylık(yani yıllık)-Haftalık ve günlük çalışma planları.

  
Aylık Plan

Hangi derslerden sorumlusunuz? Matematik-Türkçe-fizik-kimya-biyoloji-edebiyat…. Sorumlu olduğunuz derslerin konularını aylara paylaştırmanız aylık plan oluyor.  Yapmanız gerekenler;
-          Sorumlu olduğunuz ders kitaplarının içindekiler kısmını açın. Konulara şöyle bir genel bakış atın.
-          Üniteleri sınava yetişecek şekilde aylara dağıtın.

-         Örnek AYLIK Plan.

Dersler/Aylar
Kasım
Aralık
Ocak
Şubat
Türkçe
İlk 3 ünite bitecek, anlatım__yayınları soru bankasından ilgili konuların sorularını çözeceğim, toplamda 800 soru çözeceğim
İlk üç üniteden sonraki 4 ünite bitecek. Geçen ay tekrar edilecek. 1 edebi kitap okunup bitirilecek.
Geriye kalan son 4 ünite bitecek, tüm konular tekrar edilecek, 4 fasikül deneme çözeceğim. En az 1000 soru çözülecek
En çok yanlışım çıkan 3 konuyu detaylıca çalışacağım. 8 fasikül deneme çözeceğim.
Matematik
Toplamda 16 konu 4 ay var. Her ay 4 ünite bitireceğim. Bu ay ilk 4 ünite bitecek. Matematik dosyası ve defteri oluşturacağım. Konulardan en az 500 soru çözmüş olacağım.Her konudan Esen yayınları rehber soruları ve sonraki ilk üç testi bitireceğim.
5-6-7 ve 8. Ünite bitecek. Geçmiş ay tekrar edilecek ve abcx yayınları soru bankasından ilk 8 ünite bitecek. Yapamadıklarımı hocalara sorup çözümlerini matematik defterine yazacağım.
9-10-11 ve 12. Ünite bitirilecek. Takip ettiğim tüm yayınlardan ilgili yere kadar olan kısımları bitireceğim. 4 Fasikül deneme çözeceğim.
Son 4 ünite bitecek. Buraya kadar olan konulardan beni en çok zorlayan konular hakkında bilen-yapan arkadaşlarımdan yardım alacağım. 4 Fasikül bitireceğim. Her konudan ikişer test koparıp kendime matematik denemesi yapacağım. Toplamda en az 1000 soru çözeceğim. Matematik defteri ve dosyası tekrar edilecek.

Dikkat edilmesi gerekenler:
  • -          Herhangi bir aya çok yüklenmeyin, gerçekten bitirebileceğiniz kadar konuyu paylaştırın.
  • -          İyi bildiğiniz konuları çok uzatmayacak şekilde yayın. Örneğin kümeleri çok iyi biliyorsanız bunu 1 hafta çalışmanın manası yok.
  • -          Tüm dersleri dengeli dağıttığınıza emin olun.


Haftalık Plan

Yaptığımız aylık plan, yapacağımız tüm planların müdürü. Haftalık planı da aylık plana göre oluşturacağız. Haftalık plan her aya verdiğimiz konunun 4 haftaya bölünmüş halidir. Ay başlarında ya da önceki ayın son haftasında-son günlerinde planlanır.

-          Haftalık planı gün gün yapmanızı tavsiye etmem. Bu şekilde yaparsanız plan sizi kasabilir. Unutmayın! Amacımız kesinlikle uygulayacağımız seviyemize hitap eden bir plan olacak.
-          Haftalık planda dengesizlik olabilir. Örneğin Kasım ayının 2.haftası yoğun yazılı döneminizdir, o haftayı daha çok buna ayırmanız gerekebilir.

-          Yaptığınız haftalık plan yıllık planınıza kesinlikle uysun. O hafta kümeler konusu bitecek ve bitmediyse bir sonraki haftanın ilk günü onu bitirin. Önceki hafta bitiremediniz diye sakın konuyu atlamayın.

-          Her haftalık planın bir gününe kendinize ödül koyun. Örneğin bu hafta planımı %100 uygularsam Pazar günü arkadaşlarla sinema veya sizin için çekici gelen başka bir faaliyet gibi. Planınızı aksattınız ve uygulamadınız mı? Bu durumda Pazar günü kendinizi cezalandırabilirsiniz, biraz eğlenip coşacakken ders çalışmak gibi gibi.. J

Haftalık Plan Örneği:

Dersler/Kasım ayı haftaları
1.hafta
2.hafta
3.hafta
4.hafta
Matematik
İlk ünite olan kümeler bitirilecek, çözümlü tüm sorular çözülecek. Falanca yayının ilk ünitesindeki sorular bitecek. Matematik defteri tutulacak.
İkinci ünite ikiye bölünüp ilk kısmı olan bitirilecek, Matematik dosyası oluşturulacak.
İkinci ünitenin ikinci kısmını bitirip falanca soru bankasından o konu ile alakalı tüm testleri çözeceğim.
Üçüncü ünite bitirilecek, çözümlü tüm sorular çözülecek. Falanca yayının ilk üç ünitesindeki sorular bitecek. Matematik defteri tutulacak. Tekrar edilecek. Önceki 3 hafta tekrar edilecek. Her konudan bir test yırtıp zımbalayıp kendime deneme yapacağım. Yapamadıklarımı sorup çözümlerini matematik defterime yazacağım.

Günlük Plan

Haftalık planda yazanları günlere paylaştırıyoruz. İster saat saat bir plan yapıp bölümleyin ister sadece o gün ne yapacağınızı bilin ama saati belli olmasın. Ben ikincisini tavsiye ederim. Saat saat eklendiğinde planladığımız gibi gitmeyen işler programımızı aksatabiliyor ve vicdanen kötü hissettirebiliyor. Örneğin pazartesi akşam 18 yemek, 19 Edebiyat Tanzimat dönemi bitsin yazdınız diyelim. O akşam yemek babamız işten geç geldiğinden 20 de yenebilir, saatleri ertelesek geç uyuruz sonra uyku problemiyle uğraş bir de J Bu sebeple ben saat saat günlük program yapmanızı tavsiye etmem.

Peki nasıl yapacağız?

O gün bitirilecek konuları belirleyin. Örneğin haftalık programda bu hafta matematikten denklemler, üslü sayılar, problemler, olasılık bitecek; Tarihten ilk Türk devletleri, İslam tarihi, Türk-İslam Devletleri bitecek  diyelim. Pazartesi günü günlük plan yaparken ne çalışmak istiyorsanız haftalık plandan seçin 3 ders ve konu. O gün onlar bitsin. Saat 23:30 da uyuyacaksınız ve o saate kadar mutlaka ama mutlaka bitecek bu konular. Örnekle daha iyi anlayabilirsiniz:

Pazartesi
-Türkçeden ilk üç konudan fasikül test yap ve 30 dakikada 50 soru çözmeyi dene.
 -Matematikten ilk üniteyi bitir
-İlk ünite ile ilgili soruları çöz ve matematik defterine yapamadıklarını not al.
-Tarihten bir konu bitir ve 3 test çöz.

<---   Günlük Plan Örneği











Tüm bu programlar birer taslaktır. Sizi en iyi siz tanırsınız. Kendinize özgü çalışma yöntemleri geliştirmeniz başarının anahtarı olacaktır.



Planlı ve Verimli Çalışmak üzerine Psikolojik Danışman Fırat YALÇIN'dan şahsi tavsiyeler:
  • -          Yaptığınız her haftalık plan kağıdınızın altına güzel bir cümle yazabilirsiniz.
  • -          Her planınızda ödüllendirme olsun. Örneğin pazartesi günlük planında konular 23 den önce biterse kalan saatlerde tv izleyeceğim gibisinden.
  • -          Planları uymamak için değil uygulamak için yapın. O plan sizin için olmazsa olmaz. Hiçkimse o planı uygulamanızı engelleyemez.
  • -          Diyelim engelledi, bu engelleyen unsurları o hafta not alın ve diğer hafta onlarla savaşın. Örneğin telefonda whastup’dan arkadaşlarla mesajlaşmak programınızı aksattı diyelim. Diğer haftaya telefondan whatsup’ı kaldırarak başlayabilirsiniz. Yetmedi mi! Sonraki hafta telefonu babamıza teslim ederek başlayabiliriz. Çünkü o plan mutlaka uygulanacak ve hiçbir şey engel olamaz!
  • -          Planı uygulamanız gerek ve arkadaş çevresince hor görülüyorsunuz diyelim. Arkadaş çevresini bırakın! Evet bırakın. Bu sene arkadaş çevreniz sınav olabilir. Unutmayın şu anki arkadaş çevrenizden sadece 1-2 kişi kalacak geriye. Diğerleri ne arayacak ne soracak, unutup, unutulup gidecekler. Kimsenin sizin geleceğinizi engellemesine müsaade etmeyin. Bu plandan taviz vermeden uygularsanız muhtemelen geleceğiniz değişecek! Bu derece önemli bir işin başındasınız.
  • -          Kimsenin bu planda size karışmasına müsaade etmeyin.
  • -          Matematik gibi hiçbir zaman yapamayacağınızı düşündüğünüz derslerle inatlaşın! Siz mi onu, o mu sizi yenecek bakalım! Bu derslere daha sistemli daha yoğun çalışabilirsiniz. Her akşam bir saatiniz mutlaka bu derslerden oluşabilir. Bu derslerden dosya oluşturabilirsiniz. Kırtasiyeye gidin ve içerisinde 20-30 poşet dosya olan klasör alın. O sizin matematik klasörünüz olsun. Yapamadığınız soruları bir bir not edin mesela. Kesinlikle olmayan konuları yazılı bir şekilde not tutarak çalışın ve bu notları bu dosyada saklayın. Her akşam uyumadan önce bir 15 dakika baksanız dahi yetecektir. Sürekli tekrar hep tekrar!
  • -          Tekrar çok önemli. O hafta bitirdiğiniz tüm konuları cumartesi akşam göz ucuyla da olsa tekrar edin. O ay bitirdiğiniz tüm konuları o ayın son haftası göz ucuyla da olsa tekrar edin. Ne kadar sık tekrar yaparsanız o kadar kârdasınız. Hiçbir konuyu ilk çalıştığınızda tam olarak anlayamazsınız. Tekrar şart!
  • -          Çalışma düzeniniz çok önemli. Yatakta uzanarak çalışmayın. Yatak uyumak içindir. Ders çalışırsanız size sık sık uyumayı çağrıştıracaktır. Bu çalışma işi ciddi bir iş. Ciddi işler masa başından yürütülür. Odanızı ve çalışma masanızı dağınık tutmayın ki çekici olsun sizin için. Kendi kendinize deneme yaparsanız masanın üstünü komple boşaltın. Masanızın karşısındaki duvara sizin için çok önemli olan notlarınızı asıp onları çok sık tekrar edebilirsiniz.
  • -          Size önerim, bir ajandanız olsun. Bu ajanda çalışma programı takip ajandası olsun. İlk sayfasına hedefinizi büyük harflerle yazıp mümkünse o üniversite veya şehrin bir fotoğrafını ekleyin. Bu ajanda sizin %100 özeliniz onu günlük gibi kullanın ama günlüğün içeriği tamamen üniversiteyi ve istediğimiz bölümü kazanma odaklı. Çalışma planımız nasıl gidiyor, hangi konularda zorlandınız, çeldiriciler neler ve çeldiriciler sonucunda programınızı aksattığınız o anlarda ne hissettiniz? O üniversite o bölüm sizin için ne ifade ediyor? 10 yıl sonra kendinizi nerede nasıl ne şekilde görüyorsunuz? Lise hayatınız nasıl gidiyor ve üniversitenin nasıl olmasını istiyorsunuz? Prensipleriniz? VB. Bu ajandaya yazmayı zamanla çok seveceksiniz.
  • -          Her dersin kendine özgü çalışma yöntemleri olduğunu unutmayın, gerekirse rehberlik servisinden randevu alıp yardım talep edin.
  • -          Bir sözel bir sayısal çalışmaya özen gösterin.
  • -          Sadece konu çalışmayın. Konu anlatım çalışımı – çözümlü soru çözümü-soru çözümü-tekrar-haftalık tekrar-aylık tekrar hepsini kullanın.
  • -          Matematik ve geometri defteri oluşturup çözemediğiniz soruları buraya not alın. Düşünsenize bir defter var ve sizin çözemediğiniz soru tipleri ve çözümleri, hepsi onun içerisinde.

Psk. Dan. Fırat YALÇIN




10 Kasım 2014 Pazartesi

3 İlk Atama Sonucum

Zorlu kpss tercih dönemi sonrasında atandığım yer İzmir oldu. Gelme ihtimali pek vermediğim İzmir'i tercih sonuç sayfasında görünce sevinçten bir kaç saniye gözüm karardı diyebilirim. 4 senemin geçtiği bu güzel yere atanmak lütufdu benim için. Hani o başlarda çekeceğim dert-tasa-duygu bunalımlarını minimuma indirecekti.

Gerçekten atandıktan sonraki o ilk haftalarda dokunsalar ağlayacak modda oluyorsunuz. O güzel üniversite yılları ve güzel arkadaşlıklar geride kalmış, şimdi Anadolu'nun (genelde) ücra bir köşesinde sizden beklenenlerle baş başa, kimsesiz, yalnız. Bu muymuş diyorsunuz, bu şekilde birden geçiş yapılması sarsıcı oluyor. Bu sebeple görünen o ki üniversite yıllarındaki staj uygulamalarının önemi çok büyük. Hatta benim görüşüm, 3.sınıftan sonra 1 sene komple ücretli staj olması, o 1 senenin ardından 4.sınıfta tekrar buluşulup, yaşananlar paylaşılmalı. Bu şekilde zorlukları ve ilk deneyimi tatmış, bunlar hakkında süpervizyon imkanı da bulmuş olunur. Bunun çok faydalı olacağı kanaatindeyim.

Ayrıca atamalardan da görülen o ki PDR bölümü olarak artık batıya atanma kapanıyor. Toplam 2800 kontenjan verilen bölümümüzden batıya sadece 360 atama oldu. Ayrıca dağılımlar o kadar tuhaftı ki.  Manisa'ya 20 İzmir'e 50, Balıkesir'e 10 Muğla'ya 8-9 (Rakamlar temsilidir). Tercih zamanında nereye yazsam diye kara kara düşündük. Çünkü insan şöyle düşünüyor, ben 900.'yüm önümdeki 899 kişiden herhangi 50'sinin İzmir'i yazmaması gerekiyor ki ben gideyim. Veya başka illerden içinde aynı şeyler. Yalova'ya 1 kontenjan verildi mesela. Bu kontenjan dağılımları sebebiyle bu seferki tercih sonuçlarının büyük bir kısmı şans faktörüyle sonuçlandı.  Her şeyden daha zoru bu tercihler dönemiymiş.

Şimdi bir 4 sene daha İzmir'deyim. Burada tecrübelendikten sonra bir evlilik durumu vs. olmazsa ver elini Anadolu :) Ülkemin her yerinde seve seve çalışırım, kastettiğim ilk tecrübelerin bilindik bir yerde gerçekleşmesi bazı şeyleri atlatmanız açısından iyi oluyor.

Bir sonraki yayında henüz bilgiler ve tecrübeler unutulmaya yüz tutmamışken kpss tercihleri hakkında bazı tüyolar paylaşacağım.






13 Eylül 2014 Cumartesi

0 2014 Eylül PDR-Rehberlik Okul Kadroları/ Kurum Kontenjanları - İl il sıralı -

12 Eylül itibariyle nihayet tercih dönemi başladı. 25 Ağustos başlangıç görünen tercih dönemi 18 gün yani yaklaşık 3 hafta geç başlamakla birlikte okulların açıldığı ilk haftaya yetiştirilemedi. PDR'ciler olarak ruh sağlığımızı elimizden geldiğince korumaya çalıştık. Nihayetinde Okul Psikolojik Danışmanlığı yani MEB'in tabiriyle Rehberlik alanı için 2876 kontenjan verildi, 12 Eylül - 18 Eylül arası tercih dönemi oldu ve 22 Eylül iş başlangıç günü olarak belirlendi.

Bakanlığın yayınladığı kurum kontenjanlarında ilginçtir ki il, ilçe ve hatta bölüm-okul her şey karışıktı. Hal böyle olunca ctrl+f yapıp tek tek rehberlik diye bulmaktan gözlere gıda gelmişti. Excelden rehberliğe göre sıralama yapıp sadece rehberliği başka bir excele kaydettim ve blogda yayınlayayım dedim. Umarım meslektaşlarıma katkım dokunabilmiştir.

Bu belgede tam olarak ne var?

-İllere göre sıralanmış kurum kontenjanları (sadece rehberlik alanı için)

Rehberlik Alanı Kurum Kontenjanları İl il sıralanmış halde Tıkla-İndir

Nasıl indireceğim?



Yukarıdaki resimde işaretlediğim yere tıklayarak dosyayı kendi bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

Tavsiyem, indirdiğiniz excel'de sol aşağıda bulunan 2. sayfaya geçin ve 1. sayfadan istediğiniz kurumları seçip buraya yapıştırıp tercihinizi oluşturun. Kıyaslama imkanınız oluyor, güzel oluyor. En azından ben öyle yapıyorum.

İkinci tavsiye,  buraya tıklayarak ilgilendiğiniz okulun konumunu, web sitesini, fotoğraflarını ve kadrosunu görebilir, okuldaki öğrenci sayısı vs. ulaşabilirsiniz.

Tercih sonuçlarımız hepimiz için hayırlısı olsun.






26 Temmuz 2014 Cumartesi

2 Geçen Yıl Hangi Okula Kaç Puanla Atanıldı? (2013 PDR Kurum Bazlı Atamaları)




Benimle birlikte birçok meslektaşımın bu sene ilk defa uygulanan ÖABT sınav sonuçları dün açıklandı. Sınav sonuçları açıklandıktan sonra akıllara ilk gelen soru bu puanla tahmini nereye atanabilirim oldu.

Bu mana da meslektaşlarıma yardımcı olmak adını geçen yıl yani 2013 yılında atanan Psikolojik Danışmanların minimum puanını(zaten maximumu yok :) ) bu yayında yayınlayayım dedim. Böylece hangi ilde/ilçede hangi okula kaç puan ile rehber öğretmen alımı oldu bunu görebileceksiniz.

Şu da var ki, bu sene uygulanan alan sınavı puan dengesini değiştirmiş durumda. Bu sebeple bu tablolar sadece tahmin yürütmenizi sağlacak. Asıl olay sıralamada bitiyor. Edindiğim bilgilere göre geçen sene sıralamalar açıklanmamış fakat bazı arkadaşlarda açıklandığını söylüyorlar, bekleyip görmek en iyisi.

Sözü fazla uzatmadan ilgili belgeleri paylaşayım.

1- İlk atama Kurum Bazlı sonuçları İndirmek İçin Tıklayınız

2- İkinci atama Kurum Bazlı Sonuçları İndirmek İçin Tıklayınız


Tercih döneminde hepimize kolaylıklar diliyorum.







13 Temmuz 2014 Pazar

73 PDR Bölümü Hakkında Cevabı Merak Edilen Sorular!

Şu yayınımızda Taha isimli bir arkadaşımız PDR bölümü hakkında merak ettiği bir kaç soruyu güzelce sormuş, ben de farklı bir yayın olarak burada cevaplamak istedim. Amaç bu sayede daha fazla kişiye ulaşılması ve tercih döneminizdeki soru işaretlerinizin giderilmesi.

PDR okuduktan sonra üniversitede kalma olasılığı nasıl ?

Gayet yüksek ve iyi.  Bunu gerçekten ister ve buna uğraşırsanız olmayacak şey değil. Bunun için birinci sınıftan itibaren ortalamanızı yüksek tutmanız için kapsamlı bir çalışma temposuna girmeniz gerekecek. Buna ek olarak ingilizcenizi çok iyi seviyelere çıkarmanız gerekmekte. Son olarak birde ALES sınavında 85 ve üstü yaparsanız yüksek ihtimal bir üniversitenin akademik kadrosuna atanırsınız. Atamalarda ÖYP esas alınır. ÖYP bir sınav değildir. ALES puanınız, okul ortalamanız ve yabancı dil sınavı puanınızı belirli oranlarda birleştirir ve ortaya bir puan çıkartır. Sizde bu puana göre atanırsınız.

PDR okumanın artıları - eksileri ? 


Öncelikle bölüme ilgi duyarak geldiyseniz eksileri yok diyebilirim. Bölüme "atama garantisi var ne de olsa" bakışıyla geldiyseniz sizin için yine pek eksileri olmayacaktır ama her sene acaba bu sene dolacak mı kaygısı yaşayacaksınız. 


Şahsım adına gördüğüm eksi(klik)ler, 

-İlk iki sene çok fazla zorunlu YÖK dersi olduğundan alandan uzaklaşılıyor. Psikolojiye duyduğunuz hevesle gelirseniz ilk iki sene hevesiniz kırılabilir. Son iki sene çok faydalı oluyor ama bunu dört seneye yayan bir müfredat zannımca daha geçerli olurdu.

-Üniversiteden üniversiteye değişmekle birlikte genelde uygulamaya çok önem verilmiyor. Tercih edeceğiniz üniversitedeki bu durumu o üniversitenin mezunlarına ulaşarak sorgulayın.

-Her ne kadar kabul etmeselerde diğer bölümlerce bir çekememe durumu oluyor. PDR atamaları 60 puana yükseldi diye farklı bölümlerdeki sevinen arkadaşlarımı bilirim. Yani PDR'ciler 80 ile atansa millet rahatlayacak :) Bu durumun oluşmasında PDR'ci arkadaşlarında rolü yok değil. Çoğu PDR'cide gereksiz bir hava olabiliyor, özellikle ilk sene.

-Ünvan karmaşası var, yani ben psikolojik danışmanım diyorsunuz ama genelde size rehber öğretmen diyorlar. "Ne zaman öğretmen oluyorsun yavrum?" gibi cümleleri çok duyuyorsunuz. Yakın akrabalara dahi ne olduğunuzu anlatmak güç oluyor :) Ülke geliştikçe bu oturacaktır ama bölümü bitirdiğinizde kesin olarak siz psikolojik danışman olacaksınız.

Başka bir eksi bulamadım desem yalan olmaz, bunları da zorlayarak çıkardım, çoğu kişiye göre bu yazdıklarım eksi değil.

PDR Bölümünün Artıları;

-Üniversiteden üniversiteye değişmekle birlikte genelde zorlanmadan okursunuz.
-Bölüme ilgiyle geldiyseniz 3 ve 4. sınıflardaki stajlarınız keyifli geçer. 
-KPSS ye hazırlanırken herhangi bir kaygı gütmezsiniz.(bu değişebilir)
-Hangi bölüm? PDR dediğinizde "ooo çok iyi bölüm" denmesi gururunuzu okşar.
-PDR Kongreleri çok eğlenceli ve dolu dolu geçer.
.
.
.

Bu kısmı yaz yaz bitiremem ve bu yayın çekilmez olabilir :) Çok fazla artısı bulunmakta.

PDR okuduktan sonra y.lisans yapmadan ofis açılabilir mi ?


-Tabi açabilirsiniz. Yüksek lisans şart değil. İzmir'de PDM çalıştıran ve kendisi de orada çalışan bir psikolojik danışman ile tanışmıştım, yüksek lisansı yoktu ve alanda oldukça başarılıydı. Yüksek lisans ünvan haricinde çok fazla şey katmaz size.(Bu cümleyi staja gittiğim okuldaki psikolojik danışman kurmuştu bana, " kendimi kitaplar okuyarak alanda daha çok geliştirdim y.lisans pek bir şey kazandırmadı, sadece Uzman Psikolojik Danışman oluyorsunuz ve toplumda yarattığı etki iyi yönde oluyor." demişti.)

PDR okuduktan sonra y.lisans okumanın zor olduğunu söylemişsiniz şimdiden özel üniversiteye gitsek yararı olur mu ?


-Öncelikle şunu düzeltelim, zor olduğunu söylemedim. O yanlış anlaşılmış. 


Klinik psikoloji üzerine yüksek lisans yapmak istersen devlette değilde özelde yapmak zorundasın ve özellerde pahalı olduğu için maddi olarak zorlanabilirsin. Zorluktan kastım oydu :)

Aile danışmanlığı, PDR, endüstri psikolojisinde devlette alımlar oluyor. Eğer ister ve uğraşırsan çok da zor değil.

PDR ye yığılma olduğu konusunda çok fazla yorum var geleceği konusunda siz yorum yapmışsınız ancak soruyu değiştirip şöyle sorayım "Kendimi bu bölümde geliştirirsem iş konumum nasıl olur ?" . 


Kendinizi geliştirirseniz gayet iyi bir iş konumunuz olur. Büyük şehir şart yalnız. İstanbul-Ankara-İzmir'in altına düşmeyin derim. Ayrıca yığılma rehber öğretmenlik kısmında oluyor ama askeriyeden tutunda polis teşkilatına kadar birçok çalışma alanımız var. Yalnız çok fazla üniversitede açılmaya başladı bölüm. Bu biraz endişe uyandırmıyor değil. Bizim zamanımızda en son 19 binle ve 450 puanla giriliyordu bu bölüme. Şimdi 400 puanın da altına düşmüş ve 40 binlere kadar geriledi. 

PDR mezunu olarak açtığım ofisin iş hacmi nasıl olur ?


Üç büyük şehir haricinde çok fazla bir hacminiz olmaz. Ama özellikle İstanbul'da iyi bir hacim olacaktır. Tabi bu size de bağlı. Mesela yüzleşme P.D. Merkezini araştırabilirsiniz, Mehtap hanım alanında uzman bir psikolojik danışmandır.

Okuduğum üniversite bölüm için ayırt edici mi ve fazla fark var mı ? 


Rehber öğretmen olarak atanacaksanız fark yok. Ama özelde çalışmayı planlıyorsanız çok fark var.

Eğitim sürecim (örgün - i.ö) farkı var mı ?


Ben Dokuz Eylül mezunuyum, bizim üniversitede ikinci öğretim olmadığı için bu sorunuzu cevaplamam sağlıklı olmayacaktır.

Tercih yaptığınız şu dönem hayatınızın geri kalanını kapsıyor. Bu bakımdan hayatilik bir öneme sahip. Kariyer danışmanlığına ilgi duyan ve yönelmiş bir psikolojik danışman olarak sorularınızı keyifle cevaplarım, şunu da belirtmekte fayda varki buradaki tüm cevaplarım psikolojik danışma değil, şahsi görüş ve tecrübelere dayalı tavsiyelerdir. Karıştırmamak lazım :)









7 Temmuz 2014 Pazartesi

0 KPSS 2014 Hakkında ÖSYM Duyurusu!


KPSS 2014 ile ilgili ÖSYM tarafından yayınlanan Basın Duyurusu:

Bugün bazı basın organlarında 5 Temmuz 2014 Cumartesi sabah oturumunda uygulanan 2014-KPSS Lisans Sınavının Genel Yetenek ve Genel Kültür Testi kısmında kılavuzda belirtilen müfredata uyulmadığı ve Atatürk İlke ve İnkılaplarından az sayıda soru yöneltildiği iddialarına yer verilmiştir. Öncelikle Merkezimiz Başkanlığınca uygulanmakta olan Kamu Personeli Seçme Sınavında sorulacak testlerin kapsamları ve ağırlıkları Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri gereğince Devlet Personel Başkanlığı ile birlikte belirlenmektedir. Müfredat diye bahsedilen “test kapsamları” ile bir test içindeki test konuları ve ağırlıkları, kaynağını doğrudan kanun veya yönetmelikten değil Devlet Personel Başkanlığı ile Merkezimizce yapılan çalışmadan almaktadır. Dolayısıyla iddia edildiği gibi bir mevzuat hükmüne aykırılıktan bahsetme imkanı bulunmamaktadır.

Diğer taraftan bahsi geçen Sınavın Genel Kültür kısmının Tarih testleri ağırlığı yaklaşık % 45 olup bunun yaklaşık % 5’i Anadolu Selçuklu Devleti ve Öncesindeki Türk Devletlerinden, yaklaşık %15’inin Osmanlı Devletinden, yaklaşık %20’sinin Atatürk İlke ve İnkılaplarından, yaklaşık %5’inin ise Çağdaş Türk ve Dünya Tarihinden sorulması öngörülmüş, bu değerlere tekabül eden Atatürk İlke ve İnkılaplarından 10 soru yöneltilmiştir. Sınav Kılavuzunda da oranların yaklaşık değerler olduğu açıkça belirtilmiş olup her yıl bu soru adedi 10-14 arası oluşmaktadır. Bu sınavda da Atatürk İlkeleri ve İnkılaplarından 10 test sorusu yöneltilmiş olmasının kılavuza aykırı olduğunu kabul etmek mümkün değildir.

Kamuoyuna ve adaylara duyurulur.

ÖSYM BAŞKANLIĞI



Genel eleştiriler: 

- Ya biz kördük ya da Atatürk ilke ve inkılapları çıkmadı.
-Gitsin kulübede halay çeksinler.
-Dershanelerin işe yaramadığını göstermek için yapmışlar resmen.

Şahsi eleştirim:

Sınava girmiş birisi olarak Atatürk dönemi kitap-yazar ismi sormak Atatürk'ü sormak değildir. Hiçbir kongre, savaş, savaş sonucu sorusu yoktu -Atatürk dönemindekilerden-, Atatürk'ün hiçbir ilkesi yoktu. Yoktu yani.

"Müfredat diye bahsedilen “test kapsamları” ile bir test içindeki test konuları ve ağırlıkları, kaynağını doğrudan kanun veya yönetmelikten değil Devlet Personel Başkanlığı ile Merkezimizce yapılan çalışmadan almaktadır." diyerek, size dershanelerde öğrettikleri dedikleri şeyleri yapmak zorunda değiliz, bu başkanlık ve merkezce belirlenen bir şey hani istediğimizi belirleyebiliriz sonucuna ulaştım.

Ösym ciddi manada bu ülkede milyonların kaderini belirleyen bir kurum, hiç olmadı soruları bir ölçme değerlendirme uzmanı değerlendirsin ve sonuçlarını ÖSYM'ye iletsin. Bilimsel olmak en doğrusu olacaktır diye düşünüyorum.




0 2014 KPSS Bilenle Bilmeyeni Ayıramadı!

Sınavlarda aranması gereken en önemli unsurlardan birisi de geçerliliktir. Bir sınav bilenlerle bilmeyenleri ayırt etme kapasitesi ne kadar yüksekse o sınav bir o kadar geçerlidir. Eğitim bilimlerine çalışan arkadaşlarım bunu iyi bilirler.

2014 KPSS Tarih soruları cevaplarını arayan adam.
Bu yılki KPSS, KPSS tarihine geçti. Tamamen farklı bir bakış açısı getirerek tarih bölümünde tarih sorusu sormadılar. Yani sordular da hani o beklenen gibi değil. Mesela osmanlıdaki at bakıcısının adı, şehname adlı eserin başkahramanının ismi ..vb. ilginç sorular vardı. Görülen o ki artık tarih-edebiyat karışımı sorular gelecek. Gelmeyedebilir çünkü komisyonun ne yapacağı belli olmuyor. Örneğin 2013 kpss de 10 soru gelen hatta her kpss de minimum 10 soru gelen "Atatürk İlke ve İnkılapları" bu sene yoktu. Oysa ÖSYM nin açıkladığı soru yüzde dağılımlarında yüksek oranda gösteriliyordu.

Bir sınavda farklılık yapılacaksa bu durum 6-7 ay öncesinde duyurulur ki öğrenciler ona göre çalışsınlar. O da yapılmadı. Saatlerce tarih ezberleyen insanlar dahi yapamadı bu yıl. Sınavdaki bir bölüm diğer bölümleri de etkiliyor. Tarih yapadığını gören adaylar sınavda kaygı yapıp matematiği vs.'de yapamadılar.

Tabi bir sınav tarih bölümüyle sınırlı değildir. Türkçe orta bazı adaylara göre ortanın biraz üstü zorlukta, matematik çok zaman alıcı ve yapıldığında 120 dakikanın yetmediği ama soruları orta zorlukta, tarih zor demenin dışında tarihten pek soru göremediğimiz için değerlendirilemiyor, coğrafya kolay, vatandaşlık kolay ve güncellerde orta zorluktaydı. Hal böyle olunca çou kişi için ayırt edici olarak görülen tarih, ayırt edemedi. İşte bu sebeple sadece tarih kısmı konuşuluyor.

Ben ne yaptım:

Sınava son on gün çalışan ben, matematik ve türkçeyi alt yapıdan biliyor olmanın vermiş olduğu özgüven ile sadece eğitim bilimlerine çalıştım. Son iki gün Atatürk dönemine bakıp bari genel kültürden 15-20 tane çıksın dedim, Atatürk döneminden soru çıkmadı. Genel yetenek kısmında 53. soruya gayette hızlı çözerek gelmeme rağmen, son 27-28 dakika kalmıştı ve çözebiliyor olmama rağmen orada bırakıp genel kültür kısmına geçeyim dedim, çünkü daha 60 soru vardı.

İlk 5 soruyu geçtim ilk 8 soruyu geçtim ilk 10 soru bitti Atatürk dönemi yok! Şok oldum. Tahmini işaretlemeler yaparak devam ettim, dedim güncel kısmında acaba Atatürk dönemimi var, baktım yok, doğal olarak "bence" cevaplarla hafiften sallayarak hafiften iç görüsel bilgilerle 10 soruyu da yetiştirmeyerek o kısmı da bitirdim. Sınav sonucunda iyi ki bir sene boyunca değilde on gün çalışmışım dedim. Sınav değişik bir şeydi çünkü.

Eğitim bilimleri genel olarak basitti, o kısımda çok zorlanmadım ama nedense aklıma gelen soruların çoğunu yanlış yaptığıma şahit oldum arkadaşlarla konuşurken. Birde bu sene uzun paragraflardan daha çok  Şimdi daha önce örneği olmayan alan sınavına hazırlanıyorum, neye ne kadar çalışacağımı bilmeden.


Ösym sanki bu yıl KPSS de bilen ile bilmeyeni değil de şanslıyla şanssızı ayırmak istemişti. Çünkü örneğin lise yıllarında afrasiyab'ın -şehnamenin kahramanı- arkadaşımın mahlasından öğrenen ben-her yere afrasiyab yazardı kendileri :) - bunu şans eseri biliyordum ve yaptım fakat bir yıl boyunca tarih çalışan insan yapamadı, çünkü çalıştığı tarih kitaplarında bu geçmiyordu, çünkü o normal olarak tarih çalışıyordu. Biz PDR'ciler olarak ne de olsa atanıyoruz ama diğer alandaki arkadaşlarımıza haksızlık yapıldığını düşünüyorum.

Sınava bu derece hassasiyetle hazırlanıp sonucunda emekleri boşa giden bir arkadaşımızın çalışma odası!

Eğitim bilimleri açısından KPSS 2014'ü değerlendirecek olursak:

-Bilenle bilmeyeni ayırt edici değil. Hatta sanki ayırt etmemek için özenle hazırlanmış, yapı geçerliliği yerlerde.
-Üniteleri genel olarak ele alması lazımken kapsamadığı 5-6 ünite rahatlıkla vardı, kapsam geçerliği yerlerde.
--Duyarlılık desen yok, iç tutarlılık yerlerde, kararlılık desen başka şeylerde kararlı ama ölçme açısından değil.
-Davranışçılara ve Freud'e hiç girmeyim. Bu sınav sonucu psikolojik danışman-psikolog ve belki de psikiyatrların istihdam alanı arttı :)
-Yalnızlığa karşı yalıtılmışlık yaşarken  birkaç dönem geriletip çalışkanlığa karşı aşağılık yaşattı.
-Çalışıp memur olmak isteyen insanların memurluğunu elinden alarak ikinci tip ceza vermekle birlikte olumsuz pekiştirece sebep olup, aşağılık komplekslerine sokup, çalışmayı insanlarda "işe yaramaz" kavram haline getirdiler.